Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Anasayfa arrow Çocuklarımız arrow TBMM Korumasız Çocuklar
TBMM Korumasız Çocuklar Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazar, 23 Temmuz 2006

 

AK PARTİ GRUBU ADINA İSMAİL ALPTEKİN (Bolu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde AK Partinin görüşlerini arz etmek üzere huzurunuzdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum, bu çalışmalarımızın hayırlı olmasını diliyorum.
Konuşmama, Çocuk Esirgeme Kurumu ve sosyal hizmetler konusuna öncelik vererek başlamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, konumuzun, 2002 yılı bütçesi içinde en önemli bölüm olarak gördüğümüzü ifade ederek sözlerime başlıyorum. Çünkü, bu kurumlar vasıtasıyla sosyal ve ekonomik nedenlerle korumaya, yardıma ve desteğe ihtiyacı olan çocuklara, gençlere ve özürlülere, yaşlı kişi ve ailelere yardım eli uzatılmaktadır. Böylece, hizmet, çok geniş bir alanı kapsıyor.

Sayın milletvekilleri, malumunuz olduğu üzere, cumhuriyet Anayasasının değişmez nitelikleri, demokratik, laik, sosyal devlettir. Dolayısıyla, bu, devletin anayasal bir görevidir.

Değerli arkadaşlarım, hal böyleyken, şimdi, ülkemizdeki duruma bir göz atalım. Nüfusumuzun yüzde 20'den fazlası 15 ile 24 yaş arasındaki gençlerden oluşuyor; yine, nüfusumuzun yüzde 7'si 60 yaşın üzerindeki yaşlı insanlardan oluşuyor; yine, yapılan bir hesaplamaya göre, 2010 yılında yaşlı nüfusumuz, nüfusun yüzde 15'ini teşkil edecek; dolayısıyla, nüfusumuzda yaşlanma var.

Gençlerle ilgili durumumuz ise hiç iç açıcı değil. Bakınız, takriben 1 milyon sokak çocuğu var, 6 milyon çocuk işçi var; çalışan çocukların yüzde 78'i ise okuyamıyor. ILO raporlarına göre, Türkiye, iş kazasında, Avrupa'da, maalesef, birinci ve iş kazasına uğrayanların yüzde 30'u ise bu çocuklar. Her yıl, ortalama 1 milyon lise mezunu açıkta, işsiz, gayesiz, kahvelerde ve boş geziyor.

Bir başka dehşet verici durum ise en çok sigara içen ülkelerde 22 nci sıradayız; 22 milyon tiryaki, 20 milyon pasif içicimiz var! Türkiye'de kişi başına 17 ile 20 litre arasında alkol tüketiliyor ve Türkiye'de yılda 827 trilyon lira sigaraya, 229 trilyon lira ise alkole harcıyor. Türkiye'deki 27 milyon çocuktan, bunun üçte 1'i olan 9 milyon çocuğumuz sağlıksız ve açlık sınırında.

Değerli arkadaşlar, hal böyleyken, 1982 Anayasası devlete ne gibi görevler yüklemiş, bir de buna göz atalım: Anayasanın 56 ncı maddesinde "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir şekilde yaşama hakkına haizdir" deniliyor. Anayasanın 58 inci maddesinin başlığı "Gençliğin korunması" dır; bu maddede "Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır" deniliyor. Yine, Anayasanın 60 ncı maddesinde "Herkes, sosyal güvenlik hakkına haizdir" deniliyor. Yine, Anayasanın 61 inci maddesinde "Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur... Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır" deniliyor.

Şimdi, mevcut bütçeye göz attığımız zaman, bütçeden verilen bilgilere, Sayın Bakanın açıklamalarına göre, bugüne kadar, devlet, bu ihtiyaçların çok cüzi bir kısmını karşılayabilmiş. Bu bütçeyle ve bu devlet anlayışıyla, meselenin çözümü ufukta görünmüyor.

Değerli arkadaşlar, bin yıllık şanlı tarihe sahip milletimiz, bu meseleleri geçmişte nasıl çözmüş hiç düşündük mü? Dünya devletleri bu meselelere, konulara nasıl bakıyor, nasıl çözüm arıyor bunu araştırdık mı?

Bir an için devletimizin çok zengin olduğunu düşünelim. Çocuğa, gence, yaşlıya, sakata, bakış açımız materyalist bir anlayışla olursa, bunu çözemeyiz. Devasa tesisler kurarız, büyük yatırımlar yaparız; ama, içi boş, manadan ve gayeden uzak kalır; çünkü, bu çocuklar, bu gençler, yaşlılar, sakatlar elbette bakılmak, korunmak ve insanca yaşamak istiyorlar; ama, bunlardan çok daha fazla, sevgi istiyor, şefkat istiyor, muhabbet istiyor; bunları nasıl sağlayacağız; bunları hiç düşündük mü?

Halbuki, ecdadımızın kurduğu hayır kurumları, vakıflar, imarethaneler, şifa haneler, gureba hastaneleri, sivil toplum örgütleri, gönüllü kuruluşlar, okullar bütün bu problemleri çözmüş; aç, açık, yoksul, hasta kalmamış o dönemde, her zaman için bu insanlara sahip çıkan hayırseverler var. Bunlar ortada; çünkü, bizim ecdadımız, komşusu açken asla tok yatmamış.

Bugünkü devlet ve hükümet anlayışı ise, bu kurumları teşvik edeceğine, onları zararlı görüyor, baskıcı bir devlet anlayışıyla "her şeyi ben yaparım" diyor; ama, ne hazindir ki, ağzına, burnuna bulaştırıyor.

Bizim ecdadımız öylesine geniş ve şefkatli ki -dikkatinizi çekiyorum- evde çalışan bir hizmetçi veya korunmaya alınmış bir genç kızımız, evde çalışırken, evin hanımının, beyinin, o evin eşyalarını hasbelkader kırar, bir zarar verirse, bu zararı karşılayacak vakıflar bile kurmuş. Göçmen kuşlardan leylekler, yaralanmış, sakatlanmış, uçamıyor, göçemiyorsa, bu sakat leyleği koruyan vakıflar kurmuş bizim ecdadımız.

Değerli arkadaşlar, bu yozlaşma, bu kötü gidişe, maalesef, belli birkısım televizyon, radyo ve basın da, üzülerek ifade edelim ki, destek vermiştir ve vermektedir. Ahlakî değerlerin yok edildiği zararlı yayınları, paparazzileri, programları, lüks hayatı ve alnını terletmeden kazananların televizyonlarda ballandıra ballandıra anlatılan hayatları, yaşantıları, düğünler, eğlenceler... İşte, bu, toplumda derin yaralar açmıştır. Buna seyirci kalanlar, doğan ve doğacak kötülüklerin asıl mesulü onlardır, onların vicdanları sızlamalıdır. Toplumun büyük bir kesiminin, maalesef, güven duymadığı bu hükümet, genel nüfusun yarısını oluşturan bu gençlere, bu insanlara ne vaat ediyor, asıl konuşulması gereken budur değerli arkadaşlarım. İş mi vaat ediyor; aş mı vaat ediyor, yeni bir meslek mi vaat ediyor? İşsiz, mesleksiz, aşsız bu insanların ne gayesi ne ümidi ne de bir çalışma azmi olabilir. Hükümet, bunun çözümünü konuşmalıdır burada ve çözümünü getirmelidir. Diyelim ki, işi de verdik, aşı da verdik; bana göre, yine ümitsiziz.

Plan ve Bütçe Komisyonuna takdim edilen Sayın Bakanın konuşmasında ve beş yıllık kalkınma planı çerçevesinde hazırlanan bazı çalışmalarda; çocuk, sosyal hizmetler ve yardım, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, beden eğitimi ve spor, güzel çalışmalar... Bu çalışmalar yapılmış, inceledim değerli arkadaşlarım; bu çalışmalar için komisyonlara, akla gelen herkes çağrılmış, alt komisyonlara akla gelen herkes çağrılmış; ama, baktım ki, bu komisyonlara, Diyanet İşleri Başkanlığından Allah için bir tek uzman çağrılmamış, ilahiyat fakültelerinin ilgili kürsülerinden bir tek insan çağrılmamış, bu, nasıl olur değerli arkadaşlar?! Bu konunun, hükümetçe mutlaka açıklanmasını diliyorum.

Değerli arkadaşlar, henüz üç gün önce, bir televizyon programında, bir din görevlisi, görme özürlülere, bedensel engellilere bir konferans verdiğini ifade ediyor. Bu konferansta, konuşma, işaretlerle çevrilmiş ve İslam'ın temel kurallarını, İslam'ın şartlarını anlatmış. Daha sonra, bu özürlülerle yapılan konuşmada, dehşet verici ki, bu özürlüler, bu konuları ilk defa duyduklarını ifade ediyorlar değerli arkadaşlar. Devlet, hükümet, milletine, halkına, gençliğine her şeyi öğretirken, dinini, diyanetini ve maneviyatını da öğretmek zorundadır. Öğretemezsek ne olur değerli arkadaşlar; bunu, siz düşünün! Maneviyattan, yani, ahlaktan, saygı, sevgi, ana, baba, vatan, millet sevgisi nasıl aşılacak böyle olmazsa bu gençlere, bu insanlara?! Doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, haram ile helali, başkasının hakkına, ırzına tecavüz etmemeyi, insan ve toplum hayatının sadece bu dünyadan ibaret olmadığını nasıl öğreteceğiz bu gençlerimize?! İşte, bunlar öğretilmezse, laiklik adı altında inanç düşmanlığı yapılırsa, devleti soymak maharet olur, aileler parçalanır, dedeye "moruk", nineye "kocakarı" diyen ve ona uykusuz gecelerde yemeyip yediren anne ve babasını huzurevine şutlamanın yolunu arayan bir nesil yetişir.
 

 
< Önceki   Sonraki >

Ana Menü

Anasayfa
Kurumsal
Haberler
Faaliyetlerimiz
Spor Faaliyetleri(Tanıtım)
Kültürel Projelerimiz
Etüt Merkezlerimiz
Çocuklarımız
İSMEM-SICAKYUVA
Forum
Arama
Bütün Haberler (Blog)
İletişim
Ziyaretci Defteri
İstek-Görüş-Şikayet
Forum
Foto Galeri

Üye Girişi

Hoşgeldiniz .
:

:

Beni hatırla

Top
Untitled-12