Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Anasayfa arrow Çocuklarımız arrow Neden sokaktalar
Neden sokaktalar Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Perşembe, 20 Temmuz 2006

-Sevgisizlik, ailenin yanlış yaklaşımları
-İşsizlik
-Devletin plansızlığından çocukların takip edilmeyişleri
-Maddi ve teknik imkansızlık bahane edilerek kurumlarda yeterli alan ve eleman bulunmayışı
-Ekonomik yoksunluk nedeniyle ailenin ve çevrenin baskısı
-Arkadaş grupları
-Aile içi cinsel taciz, tecavüz ve şiddet
-Aile ve çocuğun eğitimsizliği
-Ailenin parçalanması
-Çarpık kentleşme
-Sokağın çekiciliği ve özgürlüğü
-Medyanın olumsuz yayınları
-Denetimsiz oyun salonlarının çekiciliği
-Ailenin olumsuz tutum ve davranışları
-Yetişkinlerin acıma duygularıyla çocuklara sokakta rasgele para ve eşya verme gibi olumsuz tutum ve davranışları
-Kimi gönüllü kuruluşların yetersiz bilgi, profesyonel yaklaşım eksikliği nedeniyle medya tik çalışma gibi olumsuz tutum ve davranışları.

SOKAK ÇOCUKLARI GERÇEĞİNİ;
Görmezden gelmek sorunu çözmez
HAZIRLAYAN: Filiz Yavuz

Her sabah, her akşam, her saat hatta her an onlarla karşılaşmamak için yolumuzu değiştirsek de aynı havayı teneffüs ederiz. Biz evimize, işimize, okulumuza, çarşıya-pazara gitmek için kullanırız sokakları, onlar uyumak için. Biz kışın soğuğunu bedenimizde hissederiz, onlar yüreklerinde... Her olayda gündeme gelirler ve televizyon programlarında genişçe yer bulurlar.
Programlarda bir park köşesinde yumruk yaptığı elini koklayan sokak çocuklarının görüntüleri ekrana getirilir önce. Ardından elindeki bıçağı savuran bir çocuk görüntüsü... ”Eğer bakışları donuksa, hâlâ kullandıkları maddenin etkisindedirler. Tartışmaya girmeyin. Uzak durun!” diyerek potansiyel tehlike olarak gösterilen sokak çocukları hakkında kamuoyunu uyarmaktan öteye gitmez programlar. Onların da çocuk olduğunu, umutlarının, isteklerinin olduğunu görmezden gelirler.
“Tinerci” dedikleri çocukların sokaklarda yaşamasında toplumun da sorumluluğunun olduğunu hatırlatmazlar topluma. Sadece habere başlarken “toplumsal yara” ifadesi ya kullanılır ya kullanılmaz sokak çocukları için. Görmezden gelsek de, anlamak istemesek de hepimizin sorunudur çocukların sokakta yaşaması...
“Sokakta yaşayan çocuklara toplumun büyük bir önyargısı var. Bu önyargının oluşmasında medyaya yansıyan birçok olumsuz olay da önemli etkiye sahip. Aslında düşünülmesi gereken en önemli şey bu çocukların neden sokakta yaşamak zorunda kaldığı, yetkililerin bu durum karşısında yıllardır neden ciddi önlemler almadığıdır” diyor Psikolog Emin Dönmez. Madde bağımlısı sokak çocukları ile ilgili çalışmalar yapan Yeniden Sağlık Eğitim Derneği bünyesinde sokak çocuklarıyla çalışan Emin Dönmez’le sokak çocukları sorunu hakkında konuştuk.
Sokak çocukları toplumsal bir sorun...
Tabiki, sokakta yaşayan ve çalışan çocuklar toplumsal bir sorundur. Çünkü sokak çocukları sadece bireyleri değil, toplumu ilgilendirir ve etkiler. Çocukların sokakta yaşaması, toplumsal nedenlerle ortaya çıkmıştır. Sokak çocukları özellikle büyük kentlerde başımızı çevirdiğimiz her yerde toplumun içinde yaşamaktadır. Sokakta veya başka bir yerde yaşanan bir olay karşısında suçlanan, olayın sorumlusu olan kişi değildir. İlk hedef sokak çocuklarıdır ve olayın sorumluluğu bu çocuklara yüklenir.

“Sokak çocukları” dediğimiz çocuklar kimlerdir?

Bu çocukları, “sokaktaki çocuklar” ve “sokağın çocukları” olarak tanımlayabiliriz. ”Sokaktaki çocuklar”, sokakta mendil satmak gibi beceri gerektirmeyen işlerde çalışarak ailelerine gelir sağlarlar. Çocukların günlük yaşamı sokakta geçer. Evle bağları kopmamıştır. Fakat gitgide evle bağları zayıflar. Sağlıklı bir aile ilişkileri yoktur. Evden kaçmaya ve sokakta yaşamaya çok meyillidirler. “Sokağın çocukları”, aileleriyle veya aile yerine koydukları kişilerle bağlarını koparmış, günün büyük bir kısmını sokakta geçiren çocuklardır. Ailelerinden hiçbir destek almazlar. Evden kaçmışlardır veya terkedilmişlerdir. Tek başlarına veya sokakta yaşayan arkadaşlarıyla yaşam mücadelesi verirler. Madde kullanan ya da kullanma riski taşıyan çocuklardır. Sokakta yaşayan çocukların büyük çoğunluğu aile içinde şiddete uğramış, reddedilmiş ve çalıştırmaya zorlanmışlardır. Sokak çocukları mağdur çocuklardır. Onları damgalayıp, suçlamamalayız, toplum dışına atıp görmezlikten gelmemeliyiz. Aksine daha fazla ilgi gösterip yanlarında olduğumuzu, bu duruma düşmesinin nedeninin kendisi olmadığını göstermeliyiz.
Çocukların çoğunun sokakta yaşamaya başlaması “evden kaçma” ile başlıyor. Evden kaçma nedir?
Evden kaçma davranışı; 18 yaşın altındaki bir çocuğun veya gencin ailesinin veya velisinin izni olmadan bir ya da daha fazla gün eve gelmemesi ve en az iki gece evden kaçmış olması olarak tanımlanabilir.

Çocuklar neden evden kaçar?

Türkiye’de evden kaçma davranışı üzerine yapılan araştırmalar ve evden kaçan çocuklarla yapılan görüşmeler değerlendirildiğinde, çocukların evden kaçmasını hızlandıran birçok neden olduğu görülüyor. Aile içinde yaşanan ihmal ve her türlü istismar, fiziksel şiddet, zorla çalıştırma, çocuğun arkadaş seçimine ailenin karışması, aile içinde ve okulda kurallar karşısında zorluklar yaşaması, aile içinde ihtiyaç duyduğu desteği bulamaması, çocuğun maddi olarak desteklenmemesi, aile içinde evden kaçan bir kişinin olması, çocuğun kafasında para kazanma ve meşhur olma hayallerinin olması, çocuğun heyecan ve macera yaşamak istemesi, ailenin çocuğu istememesi gibi nedenler çocukların evden kaçmasını hızlandırmaktadır. Evden kaçma davranışı çocuğun bazen kendini cezalandırma veya kendine iyi davranmayanları cezalandırma amacını da taşıyabilir. Çocukların evden kaçma nedenlerine bakıldığında ise ailesel ve kişisel nedenlerin yanı sıra sosyal zorlamalarında önemli etkisinin olduğu görülmektedir. Toplumda ortaya çıkan sosyal faktörler aile içindeki bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve yaşam biçimlerinin şekillenmesinde önemli bir işleve sahiptir.

Çocuğu sokağa iten sosyal etkenler nelerdir?

Çocuğu sokağa iten pek çok sosyal etken bulunmaktadır. Bu sosyal sebeplerden biri göç ve kentleşmedir. Kırsal kesimdeki yaşam zorlukları aileleri büyük şehirlere doğru göçe zorlamış ve kentte benzer zorluklarla karşı karşıya gelmişlerdir. Göçle birlikte ortaya çıkan yapısal değişiklikler fiziksel yapıyı etkilediği gibi kişilerin davranışlarının, düşüncelerinin hatta heyecanlarının değişmesine de yol açabilmektedir. Kentteki yaşamın zorlukları ve yaşanan yoksulluk aile içindeki ilişkileri olumsuz yönde etkilemekte ve çatışmalara yol açmaktadır. Aile içinde yaşanan bu tip çatışmalar da çocukları olumsuz etkileyerek evden kaçmaları hızlandırmaktadır.

Bir diğer etken yoksulluktur. Aile içinde yaşanan ekonomik sorunlar, çocuğun evden kaçmasıyla büyük bir ilişkiye sahiptir. Evden kaçan çocukların ailelerinin gelir durumuna bakıldığında, gelirin çok düşük olduğu ve ailenin geçim sıkıntısı yaşadığı görülmektedir. Geçim sıkıntısı yaşayan bu çocuklar çalışmak zorunda kalmakta ve sokakla erken yaşta tanışmaktadır. Sokakta çalışmak durumunda kalan bu çocuklar zaman ilerledikçe evden soğumakta ve farklı bir yaşam alanın içine girebilmektedir.

Çocuk istismarı da çocuğu sokağa iten önemli etkenlerden biridir. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de çocuklar aile içinde ve aile dışında istismara uğramakta ve şiddete maruz kalmaktadır. Aile içinde veya başka ortamlarda istismara uğrayan çocuklar, yaşadıkları bu olumsuz durumu kimseye söyleyememekte ve evden kaçmayı bir çözüm olarak düşünebilmektedir.

İstismar yaşayan çocuk yaşadığı istismarı birileri bildiğinde, kendisini suçlu gibi hissetmektedir ve bundan utanç duymaktadır. Çocuğun ihmal edilmesi ve istismara uğraması çocuğun evden kaçmasını hızlandırmakta ve psikolojik olarak ciddi yaralar bırakmaktadır.

Çocuğu sokağa iten bir etken de ailenin parçalanmasıdır. Parçalanmış bir ailenin içinde yaşayan çocuklar çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalır ve bu zorluklarla baş etmekte güçlükler yaşayabilir.

Anne babanın ayrı olması veya boşanması çocuklar için örseleyici bir etkiye sahiptir ve çocukların gelişimini olumsuz yönde etkiler. Bu durum karşısında çocuklar, kendini yalnız ve içinden çıkılmaz bir durumda hisseder ve evden kaçmayı düşünebilir.

Sokakta yaşayan çocuklar neden madde (tiner, bali vb) kullanır?

Çocuklar, sokakta yaşamaları, çevresindeki çocukların madde kullanması, can sıkıntısını gidermek ve heyecan yaratmak, açlığı azaltmak, korkuyu bastırmak ve cesaret sağlamak, umutsuzluğu ve depresyonu bastırmak, utanma duygusunu azaltmak, uyku sorunlarını gidermek, soğuktan korunmak, kavga etmek, uyanık kalarak istismar ve tehlikelerden korunmak, kendini bir grup içinde var edebilmek, çeşitli nedenlerle oluşan ağrıları azaltmak, duyarsızlaşmak, daha kolay hırsızlık yapmak, travmatik olayları ve onların yarattığı olumsuz duyguyu bastırmak gibi birçok nedenle madde kullanırlar. Ayrıca çocukların sokakta karşılaştığı zorluklarla başa çıkamayışı madde kullanmalarını artırmakta ve maddelerin ucuz ve kolay ulaşılabilir olması bağımlılığı hızlandırmaktadır.

Televizyonlarda ve gazetelerde sokak çocuklarıyla ilgili yapılan, hatta onları potansiyel suçlu gibi yansıtan haberlerin de etkisiyle, insanlar sokak çocuklarından korkuyor. Bazıları da onlara karşı şiddet gösteriyor. Sokak çocuklarına nasıl davranmalıyız?

Sadece maddeli oldukları zaman onlarla ilişki kurulmamasında fayda var. Fakat genelde insanlar böyle bir durumla karşılaştıklarında etiketleme ve ağır suçlamalarda bulunuyorlar. Hatta her olayda sokak çocukları gündeme geliyor ve bu çocuklar “cani” gibi yansıtılıyor. Bazen basın bu olayların toplumsal boyutunu göz önünde bulundurmuyor. İnsanlar bu haberlerden etkilenerek sokakta yaşayan çocuklara “tinerci”, “hırsız”, “katil” gibi yaklaşımı doğru olmayan etiketlemelerde bulunuyorlar. Durup dururken küfür ediyorlar. Çocuk maddeliyken “toplumun yüz karaları”, “zıkkım için” gibi suçlayıcı ve rencide edici söylemde bulunanlar var. Bu ve benzeri tutumlar sokakta yaşayan çocukların ters tepkiler göstermesine ve toplumdan daha fazla uzaklaşmasına neden olabiliyor. Sokakta yaşayan çocuklara karşı toplumun büyük bir önyargısı var zaten. Bu önyargının oluşmasında medyaya yansıyan birçok olumsuz olay da önemli etkiye sahiptir. Aslında düşünülmesi gereken en önemli şey bu çocukların neden sokakta yaşamak zorunda kaldığı ve yetkililerin bu durum karşısında yıllardır neden ciddi önlemler almadığıdır!

Sokak çocukları sorununun ana muhatabı kimdir?

Çocuk hakları sözleşmesi gereğince çocuklar sağlıklı bireyler olarak yetişme, kendi gelişmelerini her tür şarta karşı koruma ve kendilerini ilgilendiren durumlarda fikirlerini serbestçe ifade etme hakkına sahiptir. Çocukların tüm bu haklarını da devlet sağlamak zorundadır.

Sokak çocukları sorununu çözmek için neler yapılmalıdır?

Öncelikle sokak çocukları sorununa ilişkin insan haklarına uygun önleyici ve destekleyici politikalar ve uygulamalar yapılmalıdır. Sokak çocukları sorunu için disiplinler arası çalışmaların yapılması, daha önemlisi devletin ciddi önlemler alarak gelir dağılımı dengelenmesi çok önemlidir. Bir ailenin kendine yetecek kadar gelirinin olması ve insanca yaşaması için eğitim ve sağlık gibi her türlü temel olanaklarından yararlanabilmeleri sağlanmalıdır. Bu alanda çocukların rehabilitasyonunu sağlayabilecek başta Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı Çocuk ve Gençlik Merkezleri ve emniyet müdürlüğüne bağlı çocuk şubelerinde hizmete yönelik destekleyici, önleyici çalışmalar yapılmalıdır. Bu kurumlarda çocukların tekrar ailelerinin yanına dönmeleri için destekleyici çalışmalar yapılmalıdır. Madde bağımlılığı sorunu ciddi anlamda ülke gündemine yerleşmediği ve devletin bu konuda köklü önlemler almadığı sürece özellikle çocukları tehdit etmeye devam edecek ve ülkenin en ciddi toplumsal sorunlarından birisi olacaktır.

 
< Önceki   Sonraki >

Ana Menü

Anasayfa
Kurumsal
Haberler
Faaliyetlerimiz
Spor Faaliyetleri(Tanıtım)
Kültürel Projelerimiz
Etüt Merkezlerimiz
Çocuklarımız
İSMEM-SICAKYUVA
Forum
Arama
Bütün Haberler (Blog)
İletişim
Ziyaretci Defteri
İstek-Görüş-Şikayet
Forum
Foto Galeri

Üye Girişi

Hoşgeldiniz .
:

:

Beni hatırla

Top
Untitled-12