Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Anasayfa arrow Çocuklarımız arrow Herşeyin Başı Eğitim
Herşeyin Başı Eğitim Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Çarşamba, 19 Temmuz 2006

HER ŞEYİN BAŞI EĞİTİM

Prof. Dr. Oğuz POLAT

Günlük hayatımızda; özellikle çocuk konusunda, birçok şiddet olayına sıklıkla rastlıyoruz. İnsana inanılmaz gibi gelen bu olayların neden yaşandığı sorusuna ise farklı disiplinlerce muhtelif cevaplar vermek mümkün. Ancak “eğitimsizlik” herkesin muhakkak dile getirdiği ortak bir cevaptır. Evet eğitim.

Eğitimi sadece ‘temel eğitim’ olarak ele aldığımızda ortaya çıkan tablonun dramatik boyutta oluşu bir yana, toplum eğitimi, profesyonel eğitimi gibi farklı özel eğitimlerin de çocuk konusunda çok belirleyici olduklarını unutmamamız gerekmektedir.

Töre cinayetleri, kan davaları, suç çetelerindeki çocuklar ve fuhuş gibi bir çok olayda yaşadıklarımızı düşündüğümüzde ise çözüm arayışlarında akla gelen ilk kavram kız çocukların eğitimidir.

Neden tüm çocukların değil de kız çocukların eğitimi? Tabii ki hiçbir ayrım yapılmaksızın tüm çocukların eğitimi önemlidir. Yapılan çalışmalar, ilköğretime başlamada hem erkek hem kız çocukların  aynı oranda okula başladıklarını göstermektedir. Zaten ilköğretim zorunludur. Ancak daha sonraki  dönemde, cinsiyet ayrımına bağlı olarak bu oranın kız çocukların aleyhine değişmeye başladığı görülmektedir. İlerleyen yıllarda erkeklerde %74 olan eğitime devam etme oranı hafif bir farklılıkla kız çocuklarda %69 olarak karşımızdadır. Geçen 2-3 yıl sonrasında ise cinsiyete göre eğitime devam etme oranları tamamen değişmektedir -Erkeklerde %67’iken kız çocuklarda %48’e düşmektedir. Bu durum da göstermektedir ki kız çocukları yaşları ilerledikçe eğitimden alınmakta, ya çalıştırılmakta ya da çok küçük yaşlarda evlendirilmektedir. UNICEF’in tespitine göre her 5 kız çocuktan birisi çeşitli nedenlerden okulu bırakmaktadır.

Bu durumun yarattığı tek olumsuzluk sadece eğitimine devam edemeyen kız çocuğunda ortaya çıkmamaktadır. Bu kız çocukları evlenip çocuk sahibi olduklarında, eğitimsiz anneler olarak  çocuklarını yönlendirememekte, bilgilendirememektedirler. Çocuğun eğitiminde en önemli unsurlar olan ‘çocukta doğru-yanlış kavramlarını oluşturma’, ‘çocuğa düşünme ve bilgiye ulaşabilme yetileri kazandırma’ fonksiyonlarını yerine getirmekte eğitimsiz annelerin yetersiz kaldığı çoğu olguda gözlenmektedir. Bilgi yerini dogmalara, düşünmek yerini inanmaya bırakınca karşımıza töre cinayetlerinde, kan davalarında baş rolü oynayan çocuklar gelmektedir. Böylece kız çocukların okutulmaması sadece kendilerini değil bir sonraki kuşağı da çok olumsuz etkilemektedir.

Türkiye’de ilköğretim çağında 10.300.000 öğrenci okuyor. Ancak öğrenim çağına geldiği halde hiç okula gitmeyenlerin sayısı 200.000 iken toplam 640.000 çocukta bir nedenle okul yaşamını yarım bırakıyor ve tamamlamıyor. Bunların 36.000’inin İstanbul’da yaşayan ailelerin çocukları olduğu dikkati çekmektedir. Bu sayılardan yola çıkarak yapılan projeksiyonlarda, 8 yıl sonra, 5 milyon kişinin eğitimsiz nüfus olarak aramızda olacağı ortaya çıkıyor.

Beş milyon eğitimsiz genç nüfusun olduğu bir ülkede gelişmişliği beklemek, modern toplumları yakalamayı ummak ve çağdaş bir yaşamın olabileceğine inanmak için iyimserlikten daha fazlasının gerektiği ortadadır. Çocukların eğitim sorununun derhal halledilmesi için adım atılmaya bugünden başlanması mecburidir. İşte burada karşımıza yine eğitim çıkmaktadır. ‘Toplum eğitimi’ ve ‘karar vericilerin eğitimi’ boyutu çok ender gündeme gelen ve çok az bilinen olmasına karşın belirleyici öneme sahiptir.

Destek oluşturma (advocacy) olarak bilinen çalışmalarda temel hedef, karar vericileri ve toplumu  oluşturan bireyleri önemli sosyal konulardan haberdar etmek ve bilgilendirmektir. Bu aşamaların  sonrasında konu hakkında bilgilenmiş kişilerde duyarlılık oluşturma çalışması  yapılmalıdır. Bu karar vericilerde özellikle belli konulara ilgi duyabilmeleri ve o konularda kararlar alabilmeleri için gereklidir. Çünkü maalesef karar verici de sadece sokak çocukları ve uyuşturucu ya da istismar kavramlarını duymuş olsa bile, sonuçları hakkında yeterli bilince sahip değildir. Böylece siyasi iradenin eğitimi ilk adımı oluşturur ve ardından toplumsal sorunların çözümü için katkısı beklenir.  

Toplum eğitiminde ise konu hakkında bilgilendirme yapılarak toplumun konuya sahip çıkması istenir. Bu önemlidir çünkü bugüne kadar hiçbir sosyal problem toplumu oluşturan bireyler tarafından hep birlikte sahip çıkılıp bir eyleme girilmedikçe hallolmamıştır. Toplumun konuya sahip çıkması,  olmazsa olmaz bir koşuldur. Başarılı olabilmenin ilk koşulu katılımcı birlikteliklerdir.

Görüldüğü gibi eğitim ister karar vericilere yönelik isterse topluma yönelik olsun çok önemlidir. Çocukların eğitimi ise tüm bunların önüne geçen büyük, global bir problemdir. Eğitim sorunumuzun çözümü yarınlarda daha iyi bir yaşamı bugünün çocuklarına sağlayabilmek açısından vazgeçilmezdir. Yoksa her geçen gün uyuşturucu, suç çeteleri, sokak çocukları, ensest, istismar, töre cinayetleri  gündemi işgal etmeye devam edecektir.

Çocuklar için iyi bir hafta olması dileklerimle...

Kaynak Gösterimi : Prof. Dr. Oğuz POLAT, Herşeyin Başı Eğitim, www.0-18.org Vurursan Kırılır - Haftanın Yorumu 012, 2004

 
< Önceki   Sonraki >

Ana Menü

Anasayfa
Kurumsal
Haberler
Faaliyetlerimiz
Spor Faaliyetleri(Tanıtım)
Kültürel Projelerimiz
Etüt Merkezlerimiz
Çocuklarımız
İSMEM-SICAKYUVA
Forum
Arama
Bütün Haberler (Blog)
İletişim
Ziyaretci Defteri
İstek-Görüş-Şikayet
Forum
Foto Galeri

Üye Girişi

Hoşgeldiniz .
:

:

Beni hatırla

Top
Untitled-12