Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Anasayfa arrow Kültürel Projelerimiz arrow Kadın Psikolojisi Konulu Seminer
Kadın Psikolojisi Konulu Seminer Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Salı, 18 Temmuz 2006

“ZAHİDE ÜLKÜ BAKİLER HANIMEFENDİ BİZLERLEYDİ”

21 Mayıs Pazar günü, Balat Etüt Merkezimizde Balatlı hanımlara “Kadın Psikolojisi” konulu seminer veren Zahide Ülkü Bakiler, çalışmalarımızı çok beğendiğini ve bundan sonra da Sıcak Yuva Vakfı için elinden geleni yapacağını belirtti.

Zahide Ülkü Bakiler: 1980’de Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde doğdu. Çocukluğunu Ankara’da geçirdi. Ankara Merkez İmam Hatip Lisesi’nden sonra Niğde Üniversitesi Radyo-Tv bölümünü bitirdi.1999’dan itibaren Üsküdar FM ile başladığı radyoculuğa Radyo Çağ’da, arkasından da Moral FM’de devam etti. Bugüne kadar yaptığı programlar kadın-aile, kültür-sanat, söyleşi, sağlık ve aktüel alanlarda gerçekleşti. Programcımız sosyoloji ve tasavvuf alanlarına ilgi duymakta, kendini bu konularda geliştirmeye çalışmaktadır. Prof. Dr Nevzat Tarhan’ın “Kadın Psikolojisi” adlı kitabının editörlüğünü yaptı. Şu an Nesil Yayınlarında editörlük, aynı zamanda Moral Fm ve Hilâl TV’de de program yapım ve sunuculuğunu sürdürmektedir.

Hanımların büyük ilgiyle dinlediği Zahide Hanım’ın seminerini, katılamayanlarla kısaca  paylaşmak istedik:

“İnsan olarak kadın cinsi erkek ile kıyaslanmayacak kadar karmaşık ve ne yapacağı belli olmayan bir psikolojik yapıya sahiptir. Bu yüzden, onları anlamak,  özellikle erkek cinsi tarafından, hayli zordur. Bir olay karşısında erkeğin ortaya koyduğu tavır genelde aynıdır. Çünkü erkekler kadına kıyasla daha basit varlıklardır. Onlar her şeyi dosdoğru anlar ve yaparlar. Dolaylı ifadeler onların beyin yapısına aykırıdır. Lakin bir bayanın aynı olaya koyduğu tavır, o anki duygu yoğunluğuna göre değişir. Bir gün verdiği tepki, aynı duruma öteki gün verdiği tepkiye uymayabilir.

Burada asıl görev yine kadınlara düşmekte. Çevrelerine karşı olabildiğince kararlı, tutarlı davranışlar sergilemek durumundadırlar. Bu tutum kadına, çevresinde saygınlık kazandıracaktır.

Kadın ve erkek arasındaki farklara genetik faktörler büyük oranda etkilidir. Örneğin annelik güdüsü kadına daha doğuştan verilmiş iken, erkekler baba olduğunda bir süre şaşkınlık yaşar, telaşa kapılırlar, babalık misyonunu hemen kabullenemezler. Bu yüzden babaların anneler kadar hassas olmasını beklemek hata olur. ”  diyerek başladığı konuşmasının devamı kısa notlar halinde şöyle:

*Günümüzde ne yazık ki yadsınamayacak ölçüde bir DEĞER KAYBI yaşanmaktadır. Bu değer kaybının faturalarını ağır biçimde ödemekteyiz. Aileler giderek dağılıyor ve çocuklarımızın geleceği kararıyor.

*Hanımların hayatlarının içi giderek boşalıyor, boşaltılıyor. Vakitlerinin çoğunu boş geçiriyorlar.

*Bir ev hanımının günlük ev işlerini bitirmesi en fazla 2 saatini alacaktır. Ondan geriye kalan vaktini ne yazık ki televizyon karşısında  veya dedikodu yaparak geçirmektedirler.

*Günümüzde bir kadının sosyal olabilmesi için çalışması şarttır gibi YANLIŞ bir kanı vardır.

*Oysa ki hanımlar eskiden daha fazla sosyal hayatın içerisindeydiler. Komşuluk, akrabalık ilişkilerini çok güzel yaşarlardı. Aşure yapıp tüm komşularına dağıtır, önemli günlerinde, temizliklerinde birbirlerine yardım eder, hastalıklarında, sıkıntılarında birbirlerine destek için koşarlardı.

*Şimdi ise hanımlar sadece dizilerin merakı peşindeler. Komşusunun sıkıntısından bîhaber, fakat Aliye’nin her şeyini biliyor, takip ediyor. Hanımların artık TELEVİZYON diye bir arkadaşı var. Kendileriyle birlikte çocuklarını da ona esir ediyorlar. Çocuklar da Polat Alemdarı kendilerine model almaya başlıyorlar.

*Üstelik televizyondaki masalsı hayatları gerçek zannedip, kendilerini aşağılarda görmeye başlıyorlar. Ülkede binde bir insanın sahip olduğu hanlar, konaklar içerisindeki yaşamlara bakıp “Eyvah biz çok fakiriz, biz neden böyle değiliz” diye  sorgulamaya ve dolayısıyla beklentilerini arttırmaya başlıyorlar.

*Beklentileri arttıkça da eşlerine baskı yapmaya, eşlerinin kazancını beğenmemeye, şükretmemeye başlıyorlar.

*Bu gibi sorunlar zincirleme halinde birbirini takip ediyor ve sonuç, boşanmaya veya  kocaların ikinci evliliğe yönelmesine kadar varabiliyor.

* Hanımlar eşlerinden beklenti içerisinde olurken, kocalarına karşı sorumluluklarını unutuyorlar. Eşi eve geldiğinde hanımın temiz ve bakımlı olması gereklidir. Sürekli başım ağrıyor demekten de vazgeçsinler. Çünkü bu erkeklere bir süre sonra inandırıcı gelmiyor. 

*Kadınların kitap okuması, sosyal ortamlara karışması, eşlerine ve çocuklarına iyi örnek olması gereklidir.

*Ne yapabilirim ki, sorusuna verilecek seçenekler çok fazla. Örneğin, anneler çocukların veli toplantısına düzenli olarak gitsinler. Gönüllü bekleyen bir çok yardım kuruluşu var, oralarda ellerinden geleni yapabilirler.

*Kitap okuyun! Çocuk eve geldiğinde annesini kitap okurken, Kur’an okurken gördüğünde, emin olun o çocuk da kitap okuyacaktır.

*Çocuklarımıza bilinçli ve aydın bir anne modeli olmak zorundayız. Onları bir “başbakan” olarak yetiştirmek de annelerin elinde, bir “tinerci” olarak yetiştirmek de.

Zahide Hanım; sosyal hayatımıza çeki düzen verecek ,kadını hak ettiği yere gelmesini sağlayacak misaller ve önemli ipuçları vererek sürdürdüğü konuşmasını, katılımcı hanımların sorularına cevaplar vererek sonlandırdı.

 
Sonraki >

Ana Menü

Anasayfa
Kurumsal
Haberler
Faaliyetlerimiz
Spor Faaliyetleri(Tanıtım)
Kültürel Projelerimiz
Etüt Merkezlerimiz
Çocuklarımız
İSMEM-SICAKYUVA
Forum
Arama
Bütün Haberler (Blog)
İletişim
Ziyaretci Defteri
İstek-Görüş-Şikayet
Forum
Foto Galeri

Üye Girişi

Hoşgeldiniz .
:

:

Beni hatırla

Top
Untitled-12